Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Denemelerim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Coca Cola İsmini Neden Koka Kola Yaptı

Coca Cola İsmini Neden Koka Kola Yaptı Coca Cola firması 126 yıllık tarihi olan dünya çapında bir gıda üretim şirketi. Bu şirket Türkiye'de de 50. yılını kutluyor. Buraya kadar her şey normal ama neden ismini Koka Kola Yapıyor? Biraz sonra okuyacaklarınızı hayretle karşılayacaksınız. Doğruluğuna inanıp inanmak ise size kalmış. Konuya markayı açıklama ile başlamak istiyorum.  Marka , bir  işletmenin  mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir. ( Bkz: Marka) Markalar sadece isimleri sayesinde belirli bir tüketici kitlesine ulaşırlar bu nedenle de devamlı olarak marka değerlerini yükseltmeye çalışırlar. İsim o kadar önemlidir ki belirli bir süre sonra ürün kötü olsa...

Dil İnkılabı

Dil İnkılabı Dil İnkılabı: Türkçenin, vatandaşlarının çoğunun anlayamadığı yabancı kökenli sözler ve dilbilgisi kurallarından arındırılıp, Türkiye Cumhuriyeti’ nin ortak ulusal dili olarak yazı ve konuşma dili haline getirilmesini amaçlayan devrime denir. Dil Devrimi ile başlayan gelişmelere göz atmadan önce devrimin tarihini, onu gerekli kılan nedenleri ve coğrafî sınırlarını belirtmek devrimin anlaşılması açısından faydalı olacaktır. Dil Davası Nereden Kaynaklanıyordu? Bilindiği gibi her dil, yüzyıllar boyunca süregelen zamana bağlı akışı içinde bir yandan doğrudan doğruya kendi iç yapısından gelen değişme ve gelişmelere uğrar.  Buna dilin, iç tarihi ile ilgili değişmeler ve gelişmeler de denebilir. Bir yandan da din değiştirme, yeni medeniyet a

Nikola Tesla

"fiziğin tanrısı" veya "elektriğin tanrısı" olarak kabul edilen bilim adamıdır.  hakkında sınırsız sayıda efsane ortaya atılmıştıştır. en ilgi çekici efsanelerden biri; elektromanyetik alanı çözdüğü, bu sayede de insanın beyin dalgalarının kontrol altına alınarak insana istenilen her şeyin yaptırılabileceğinin söylenmesidir.

Bıktık Artık!

Gayet kolay: “dahi” anlamına gelen “de” ve “da” ait olduğu kelimeden ayrı yazılır . Örneğin: “Olayı kendi açısından izleyen Aysel de şaşırmıştı ilk önce.” (Pınar Kür Yarın Yarın Everest Yay. s. 241). Bir yer söz konusu olduğunda ise “de” ya da “da” eki bitişik yazılır: “Döndü, dolaştı, yeniden deniz kıyısında buldu kendini.” (a.g.e., s. 3) Dahası var… Bağlaç olan “ ki ” de ayrı yazılır . Örneğin, “Hem neden yalan söylesin ki , bunda da hoşnutsuz kalınacak bir yan bulamaz.” (Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi İletişim Yay.) Hatta, soru anlamındaki “ mi ” de ayrı yazılır. Örneğin, “El midir iş gören, yoksa taş mı?” (Melih Cevdet Anday “Öğle Uykusundan Uyanırken” Ölümsüzlük Ardında Gılgamış Adam Yay.)

Türkçe İçin Bugünün Küçük Yarının Büyük Adımları

İki yıl önce Türkçenin korunması için tek başıma kurmuş olduğum bir  Facebook sayfasının bugün 7-8 yönetici tarafından yönetilen çok sesli bir yapıya sahip olması-olabilmesi- gerçekten de toplumumuzdaki Türkçe bilincinin seviyesini görme açısından çok önemli. Çünkü bu durum; Türkçenin bozuluşunun, toplum tarafından önemsendiğini ve onun gelişi güzel bir şekilde hızla değişmesine kayıtsız kalınamayacağının göstergesidir. Bugün yöneticilerimizin içinde öğretmeninden öğrencisine birçok Türkçe gönüllüsü var ve hepsi ellerinden geldiğince Türkçe için uğraşıyorlar. Üyelerimiz de Türkçe için yapılan paylaşımları ilgi ile karşılıyor ve bunları önemseyip paylaşıyorlar. İnsanlar bana

Merhaba

Merhaba, Türkçesiz bir güne, yabancı bir geceye, aptalca bir geleceğe, kan ağlayan bir geçmişe. Merhaba umursamaz insanların dünyasına, gafillerin ocağına, hainlerin kucağına. Bunu sırf kan ağlayan Türkçeye birazcık dikkat çekmek için yazmak zorunda kaldım. Biliyorum çok iyi bir paragraf değil ancak şansımı bir de böyle şeyler yaparak denemek istedim. Saçma sapan şeylerin gündemden düşmediği ülkemde bunu yapmamı kimse yadırgayamaz herhalde...

Siz Düşünmeyin Biz Sizin Yerinize Düşünürüz

"Siz düşünmeyin biz sizin yerinize düşünürüz" bu sözü belki hiç duymamış olabilirsiniz ama size bir sır vereyim ki bu sözü aslında yaşıyor hatta kabulleniyorsunuz... Yeni neslim kabul etmesi istenilen anlayış işte bu... Düşünmeyin, bırakın biz sizin yerinize düşünelim ve siz sadece yaşadığınızı zannedin. Mağrur koyunlar gibi olun. İçi gurur ile şişirilmiş bir balon olun ama sakın bunu fark etmeyin. Biz sizi istediğimiz yere sürelim... Uyanın demekten sıkıldım ama yine de diyorum işte "uyanın"!.. Kimsenin sizin yerinize düşünmesine izin vermeyin. Size konulan yasakları

Dilde De Önemli Olan Akıl ve Mantıktır

Her işte olduğu gibi dilde de aşırılık sakat sonuçlar doğurur. Önemli olan aşırılığa kaçmadan mantıklı hamleler yapmaktır. Biz; hızla gelişen teknoloji karşısında dili ayakta tutmak için yeni yabancı terimlere Türkçe karşılıklar bulamaya çalışıyor ve var olan karşılıkları insanlara göstermek için uğraşıyoruz. Dilimize hızla hücum eden yeni kelimelerin Türkçe karşılığını bulmak yerine; “dağdaki çobanın da Aysun Kayacı’ nın da” tanıdığı sözcüklere

Biz "Geri Zekalı" Mıyız?Neden Yabancı Dil Öğrenemiyoruz?

Ülkemizde ilkokul 4. sınıftan itibaren öğrencilere neredeyse Türkçe dersi kadar İngilizce dersi veriliyor. Normal şartlar altında ülke gençliği olarak İngilizce'yi su gibi ezberlemiş olmalıydık değil mi? Peki ne yanlış gitti de biz ülke olarak hâlâ İngilizce öğrenemeiyoruz ve ders programlarımızı boş yere İngilizce dersleri ile doldurmaya devam ediyoruz? Ülke olarak geri zekalı mıyız? Ondan mı yabancı dil öğrenme sorunu çekiyoruz?

Atam "İzin"de Kaldık!..

"Atam İzindeyiz" diye diye "izinde kaldık" ATAM. Seni o kadar çok seviyorduk ki hep senin yasını tuttuk, devamlı olarak başımız her sıkıştığında seni aradık durduk... Kimse de çıkıp "Ata bize miras olarak ilim ve akılı bıraktı biz de bunları kullanıp ülkemizi muhassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaralım" demedi, diyemedi dese bile bu sadece lafta kaldı... Peki neden? Neden biz senin mirasına sahip çıkamadık? Senin gibi bir önderin temellerini attığı her yönden müthiş zenginliklere sahip olan bu ülkeyi neden "muhassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaramadık? Biz "izinde" kaldık ATAM "izin"de kaldık... Bizim için saat hâlâ 09.06 sadece yıllar akıp gitti yanımızdan o kadar. Diğer uluslar 20 yılda süper güç olurken biz 80 yılda olamadık. Biz seni o kadar çok seviyorduk ki bu her şeyin önüne geçti sanki. Okumadık, okutmadık

Karamanoğlu Mehmet Bey Olacak Birini Arıyorum

, Demokrasinin zulmü altında ezildiğimiz bu dünyada keşke biri çıksa ve çağdaş bir dikdatörmüşçesine şu fermanı yeniden yayınlasa... Madem öyle veya böyle birilerinin dediklerini yapmak ve istediklerine uymak zorundayız, en azından bu  bir kereliğine   "Türkçe" için olsun. Bir kereliğine erimekte olan dilimiz için meclisimizde demokrasiye yakışmayan şeyler yaşansın... Bir kereliğine, gücü elinde tutanlar Türkçe için zorla yasa çıkarsın... Bir kereliğine Türkçe için eğelim boynumuzu seçilmişlerin zulmüne karşı... Bir kereliğine siyasi çıkar malzemesi olan şey Türkçe olsun ve onun uğruna her şey yapılsın... "BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, DERGAHTA, BARGAHTA, MECLİSTE VE MEYDANDA TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR." 13 Mayıs 1277

Çocuğumun adını "de" koyacağım

Dahi anlamına gelen "de"nin ayrı yazılmamasına o kadar taktım ki,   çocuğumun adını " de " koymayı düşünüyorum. Ç ünkü olası " hangi de ? " sorusuna karşı " dahi anlamına gelen de " diyebilmek istiyorum. Belki bu sayede akılda kalıcı olur da insanlar bu kurala daha çok uyarlar. Bir de sonuçta " Türkçenin en ünlü bağlacıdır " dahi anlamına gelen "de" öyle değil mi? Konu  dahi anlamına gelen "de"  olunca bu karikatürü de koymamak ayıp olurdu.

"Panpa" Saçmalığı Nedir, Nereden Çıkmıştır?

"Panpa" saçmalığı nedir? Duygusal ergenler (emolar) arasında "kanka" anlamına gelir. Ortaya çıkışı da şöyledir: "Kanka" ilk olarak "qanqa" şeklini almış, daha sonra da q'lar ters yöne bakmış, p'ye dönüşmüş. "Bu ne saçmalıktır arkadaş!" dediğinizi duyar gibiyim ama merak etmeyin yalnız değilsiniz. Aynı duyguları paylaşıyoruz.

Nerede Kaldı Türkçenin İnceliği?

Dilde aşırıya kaçanlar ve Atatürk'ü bütün hayatıyla ve tecrübeleriyle ele almadan onun seçilmiş sözleri üzerine kurulu bir 'dogmatizm' ile "onu yanlış anlayan Atatürkçüler" sayesinde dilimizin bütün inceliği ve anlatım gücü yok oluyor. Yabancı sözler için türetilen Türkçe karşılıkların dilbilgisi açısından hatalı olduğu yetmiyormuş gibi bir de anlam derinliği yönünden resmen sığ olan sözler Türk halkına yutturulmaya çalışıyor. Tembellikten midir nedir bilinmez ama beş hatta on yabancı söze karşı bir tek söz türetip "işte bu hepsini karşılar" diyen dilbilmez gafiller yüzünden Türkçemiz eriyor. T aarruz, tecavüz, hücum; hepsi "saldırı" olup çıktı.

1980 Öncesindeki TDK Gerçekten De Çok Mu İyiydi?

Harf devriminin doğal neticesi olarak dilimizin Arapça ve Farsça kelimelerden mümkün olduğunca ayıklanmasına çalışıldı ve atılan kelimelerin yerine öztürkçe karşılıklar bulma yoluna gidildi. Ancak söz konusu uğraşıda o derece ileri gidilmişti ki Atatürk bir bakıma bu aşırılığı engellemek için Güneş-Dil Teorisi’ni ortaya atmak zorunda kaldı. Fakat Atatürk’ün ölümünden sonra Dil Kurumu adeta zaptedi ldi ve dil istismarcıları 1980 yılına kadar kendi fikirlerinin dışında olanları ya istifaya zorlayarak yahut da

İhtiyar Gençler Var Yurdumda Korkak ve Miskin

Korkma! Yaz!.. Artık ülkemizde okunası yazarların sayısı iyice azaldı. Kimileri siyasi ideolojilerine körü körüne saplanmış ve farklı çevreler tarafından okunmaktan uzaklaşmış kimileri de bir şeylerden korktuğundan kalemini boşa oynatır olmuş. Hal böyle olunca artık "söz uçar yazı kalır" sözü de insanın içini ürpertir oldu. Çünkü bu devirde yazılan yazılar Allah korusun gelecek nesle kalırsa halimiz yaman... Hadi biz çaresizliği sistemli olarak öğrendik,

KURT TASMASI

Farkında değiliz ama Asya'nın efendisi Avrupa'nın fatihi olan bir millete, bozkırların asil soylu evlatlarına tasma takılıyor. Dillerine benliklerine perçin vuruluyor. Sokak, çarşı pazar İngiliz tasması takan iş verenlerle, sınıflar Amerikan tasması takan öğrencilerle dolu. Bunlar derhal uyandırılmalı... Bunun için bilinçli Türk gençliği lazım ama onunda -takdir ederseniz- soyu tükeniyor. İnsanımız birbirini uyandırmaktan aciz halde. Kimse sorunların çözümüne yanaşmıyor. Lütfen ama lütfen dilimiz üzerine eğilin... Yoksa çok geç olacak ve bizler geçip giden trenin arkasından bakanlardan farklı olmayacağız. Ne demiş Ali Kınık: "Tasma takan kurt kahrolsun!.."

Öztürkçecilik Hatası

Gönlümüz elbette saf Türkçeyi istiyor ancak bu Atatürk'ten kalan ve yok edilmeye çalışılan milli kültür politikamız ile uyuşmadığı gibi dil bilimi mantığıyla da uyuşmuyor. Dünyada diller arası alış veriş kaçınılmazdır. Hele Türkçe gibi bir medeniyet dilinde bu durum muhakkak kendini şiddetli olarak hissettirecektir. Bizim dilimiz 3000-4000 söze mahkum edilmeyi kaldırmaz. Geçenlerde bir öztürkçe sözlük yayınlandı ve "3750" sözcükten oluşuyordu. Sözlüğü biraz inceledim ve çocuğa okusanız güleceği uydurma sözler, özensiz kelimeler ile doluydu. Dilimizi, bu yüce kimliğimiz "Türkçemizi" bu sözlük ile resmen yerden yere vurmuşlar. Ulu ata Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin veya son dönemde dilimizin koruyuculuğunu üstlenmiş olan Oktay Sinanoğlu gibi birçok aydın ve araştırmacı Türkçeleşmiş sözlerin atılmasını doğru bulmamakta üstelik buna da şiddetle karşı çıkmakta.

Türkçe Üzerine Yaptığım Yeni Karikatürler

Android ve İphone Uygulamamızı İndirin!

a İphone kullanıcılarından gelen yoğun istek üzerine içinde  Türkçe karşılıklar, Türkçe üzerine izletiler ve Türkçemizin korunup geliştirilmesini konu yazıların bulunduğu "Android" uygulamamızın İphone sürümünü de çıkardık. Bloğumuzun Android ve İphone uygulamasını " buraya " tıklayarak indirebilirsiniz v eya da telefonunuzdan bu kodu  okutarak  kolayca uygulamayı yükleyebilirsiniz.