Ana içeriğe atla

Kayıtlar

öztürkçecilik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dilde De Önemli Olan Akıl ve Mantıktır

Her işte olduğu gibi dilde de aşırılık sakat sonuçlar doğurur. Önemli olan aşırılığa kaçmadan mantıklı hamleler yapmaktır. Biz; hızla gelişen teknoloji karşısında dili ayakta tutmak için yeni yabancı terimlere Türkçe karşılıklar bulamaya çalışıyor ve var olan karşılıkları insanlara göstermek için uğraşıyoruz. Dilimize hızla hücum eden yeni kelimelerin Türkçe karşılığını bulmak yerine; “dağdaki çobanın da Aysun Kayacı’ nın da” tanıdığı sözcüklere

1980 Öncesindeki TDK Gerçekten De Çok Mu İyiydi?

Harf devriminin doğal neticesi olarak dilimizin Arapça ve Farsça kelimelerden mümkün olduğunca ayıklanmasına çalışıldı ve atılan kelimelerin yerine öztürkçe karşılıklar bulma yoluna gidildi. Ancak söz konusu uğraşıda o derece ileri gidilmişti ki Atatürk bir bakıma bu aşırılığı engellemek için Güneş-Dil Teorisi’ni ortaya atmak zorunda kaldı. Fakat Atatürk’ün ölümünden sonra Dil Kurumu adeta zaptedi ldi ve dil istismarcıları 1980 yılına kadar kendi fikirlerinin dışında olanları ya istifaya zorlayarak yahut da

Öztürkçecilik Hatası

Gönlümüz elbette saf Türkçeyi istiyor ancak bu Atatürk'ten kalan ve yok edilmeye çalışılan milli kültür politikamız ile uyuşmadığı gibi dil bilimi mantığıyla da uyuşmuyor. Dünyada diller arası alış veriş kaçınılmazdır. Hele Türkçe gibi bir medeniyet dilinde bu durum muhakkak kendini şiddetli olarak hissettirecektir. Bizim dilimiz 3000-4000 söze mahkum edilmeyi kaldırmaz. Geçenlerde bir öztürkçe sözlük yayınlandı ve "3750" sözcükten oluşuyordu. Sözlüğü biraz inceledim ve çocuğa okusanız güleceği uydurma sözler, özensiz kelimeler ile doluydu. Dilimizi, bu yüce kimliğimiz "Türkçemizi" bu sözlük ile resmen yerden yere vurmuşlar. Ulu ata Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin veya son dönemde dilimizin koruyuculuğunu üstlenmiş olan Oktay Sinanoğlu gibi birçok aydın ve araştırmacı Türkçeleşmiş sözlerin atılmasını doğru bulmamakta üstelik buna da şiddetle karşı çıkmakta.

Türkçülük Öztürkçeciliği Kabul Etmez

Türkçülük Öztürkçeciliği Kabul Etmez Türkçülerin dildeki ilkeleri fesahatçilere ait düşüncelerin zıttı olmakla beraber, "tasfiyeci" (arı Türkçeci) adını alan dil devrimcilerinin görüşlerini de uygun değildir. Arı Türkçecilere göre, bir kelimenin Türk olabilmesi için, onun aslen bir "Türk kökü"nden gelmesi lâzımdır. Buna dayanılarak "kitap, kalem, abdest, namaz, mektep, câmi, minare, imam, ders" gibi Arapça v e Farsça kökenlerden gelmiş olan kelimeler, halkın diline girmiş olduklarına bakılmaksızın , Türkçeden atılmalı ve

Öztürkçecilerin Yaptığı Yanlış

Her toplumun dili kendine özgü bazı değerler taşır, farklılıklar gösterir. Örneğin hiç bir Avrupa toplumunda "yürek" sözünün karşılığı yoktur onlarda sadece "kalp" vardır. Özellikle Doğu toplumlarında " kalp olmasına rağmen, yürek " gibi ifadeler de bolca bulunur. Bu da onların maneviyata verdikleri değeri gösterir. Dilimizi buda yanlar bu değerimizi de ortadan kaldıracak çalışmalar yapıyorlar:

Türkçeleşmiş sözleri kullananlar bir avuç sapkınmış!

Türkçeleşmiş sözleri kullananlar bir avuç sapkınmış !Türkçeleşmiş sözleri kullananlar Türk atası olamazmış ! Onları anlamasak ne olacakmış ! Atatürk, Ziya Gökalp, Nihal Atsız,

"Güneş Dil Teorisi"nin Hikayesi :

Bu teori bazı kesimler tarafından bilip bilmeden eleştiriliyor hatta kimileri dalga geçme cüretini bile gösteriyor. Peki bu teorinin gerçek hikayesi nedir, neden ortaya atılmıştır?  Bu teori M. Kemal Atatürk'ün, uydurukçacılar nedeniyle bir çıkmaza giren Türkçenin kurtarılması ve içinde bulunduğu bataklıktan çıkması için ortaya atılmıştır. Dönemim gerçeklerini göz önünde tutan M. Kemak böylesine bir siyasi hamle yaparak Türkçeyi kurtarmış, onu uydurukçacıların elinden almıştır.

"Sal"a koyup "sel"e verdiler Türkçem seni...

"Sal"a koyup "sel"e verdiler Türkçem seni... Latinceden özenilerek alınan "sal ve sel" eki yüzünden dilimizde büyük bir anlam kargaşası yaşanmakta. Önüne gelen gördüğü köke "sal" "sel" ekleyerek konuşuyor. Oysa ekin ne görevi belli ne anlamı. Türkçe bile olmayan bir ekin öztürkçeci uydurukçacılar tarafından bu denli kullanılmasını ve bu ek ile türetme yapmalarını hiç de hayra yormuyor, niyetlerinin de iyi olduğunu düşünmüyoruz.

Atatürk'ü Sevmeyen Atatürkçüler

ATATÜRK' Ü SEVMEYENLER, BU SÖZDE UYDURUKÇACILARIN;  " TÜRKÇE KÖKENLİ OLMAYAN TÜRKÇE DEĞİLDİR BUNLARI KULLANANLAR ARAPLAŞMIŞTIR, BUNLAR ATILIP DİLİMİZ TEMİZLENMELİDİR "  SÖYLEMİNİ KULLANARAK BAKIN NE YAPIYORLAR, ATAMIZI NASIL KÖTÜLÜYORLAR: "ATATÜRK"ÜMÜZÜN SÖZLERİNİ YAZIP İÇİNDEKİ KELİMELERİN ETNİK KÖKENLERİNİ ÇIKARTIYORLAR VE SONRA  "BUNUN NERESİ TÜRKÇE? ", " ATATÜRK BİLE ARAPÇA SÖZCÜKLERİ KULLANMIŞ ",   " KULLANDIĞI SÖZCÜKLERİN ÇOĞUNLUĞUNU YABANCILAR OLUŞTURUYOR "  GİBİ ŞEYLER DİYORLAR. EĞER  TÜRKÇE KÖKENLİ OLMAYAN TÜRKÇE OLMAZSA NEDEN HAKLI OLMASINLAR DEĞİL Mİ? SONUNA KADAR HAKLI OLURLAR AMA HAYIR! BİZ BİLİYORUZ Kİ ATAMIZDA  TÜRKÇELEŞMİŞ TÜRKÇEDİR ATILAMAZLAR DEDİ! "KETÜBÜ, YEKTÜBÜ" ARABIIN "KATİP,KİTAP" TÜRKÜNDÜR  DEDİ! BİZ DE ÖYLE DİYORUZ BU YÜZDEN BU ATATÜRK DÜŞMANLARINA ŞUNU RAHATLIKLA SÖYLÜYORUZ: " ATATÜRK' ÜN KULLANDIĞI SÖZLERİN HEPSİ TÜRKÇEDİR"  O BİR TÜRK ÖNDERİDİR! HER ŞEYİYLE TÜRKTÜR! A...